Başkent Ankara'da günlük içme ve kullanma suyu ihtiyacı büyük oranda Çamlıdere, Kurtboğazı, Kesikköprü ve Eğrekkaya barajlarından temin edilmekte ve İvedik ile Pursaklar Su Arıtma Tesisleri'nde arıtılarak kente dağıtılmaktadır. ASKİ standartlarına göre baraj çıkışında dezenfekte edilen şebeke suyu, kilometrelerce uzunluktaki ana isale hatlarından ve binaların onlarca yıllık eski demir/galvaniz borularından geçerek musluklarımıza ulaşır.
Ankara Musluk Suyunda Karşılaşılan Temel Sorunlar
Ankara'nın farklı ilçelerinde yaşayan vatandaşlarımızın musluk suyunda en çok şikayet ettiği 3 ana unsur bulunmaktadır:
- Yoğun Klor Kokusu ve Kimyasal Tat: Şebeke hattının mikrobiyolojik güvenliğini sağlamak amacıyla yüksek dozda uygulanan klorlama, içme suyunda belirgin bir koku ve acımsı tat bırakır.
- Kireç (Kalsiyum ve Magnezyum Sertliği): Ankara suyu orta-sert su sınıfındadır (ortalama 18-25 Fransız sertliği). Çaydanlıklarda, su ısıtıcılarda ve kombilerde hızla beyaz kireç tabakası oluşturur.
- Boru Kaynaklı Pas ve Askıda Tortu: Özellikle Altındağ, Mamak, Keçiören ve Yenimahalle gibi eski yerleşim bölgelerinde bina tesisatlarının paslanması sonucu musluklardan zaman zaman sarımtırak ve tortulu su akabilir.
Ankara Evleri İçin Neden Reverse Osmosis (Ters Ozmoz)?
Klasik sürahi tipi veya tekli karbon filtreler sudaki klor kokusunu bir miktar alsa da kireci, ağır metalleri ve mikropartikülleri süzecek gözenek yapısına sahip değildir. Reverse Osmosis (Ters Ozmoz) cihazları ise 0.0001 mikronluk membran teknolojisiyle sudaki kireci ve tüm kirleticileri %99.5 oranında ayrıştırır. Ardından gelen mineral ve alkali filtreler sayesinde musluğunuzdan hazır damacana sulardan çok daha kaliteli ve taze bir içme suyu akar.